Erdoğan 'yakında' demişti: Açılış hedefi 'muhtemelen' 2027'ye kaydı, CHP'nin ihale soruları yanıt bekliyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "yakında" dediği 9 Temmuz 2021'den bu yana beş yıl geçti: Anadolu Ajansının 6 Mart 2026 tarihli haberinde bu yıl içinde açılması hedeflenen Diyarbakır Anı Müzesi ve Kültür Merkezi için Bakan Mehmet Nuri Ersoy yeni hedefi 'muhtemelen' kaydıyla 2027'nin ilk yarısı olarak açıkladı; CHP'li Sezgin Tanrıkulu'nun davet usulü ihalelere ilişkin şeffaflık iddiaları, kamuoyuna açıklanmış bir bakanlık yanıtı tespit edilmeden gündemde duruyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 9 Temmuz 2021'de "Diyarbakır Cezaevi'ni yakında boşaltıyor, Kültür Merkezi olarak hizmete sunuyoruz" dediği projede beşinci yıl geride kaldı: 12 Eylül 1980 darbesinin ardından işkencelerle anılan eski Diyarbakır E Tipi Cezaevi'nin dönüştürüldüğü Diyarbakır Anı Müzesi ve Kültür Merkezi için Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 23 Temmuz 2026'daki şantiye incelemesinde açılış hedefini 'muhtemelen' kaydıyla 2027'nin ilk yarısı olarak açıkladı. Oysa Anadolu Ajansının 6 Mart 2026 tarihli haberinde açılışın bu yıl içinde hedeflendiği aktarılmış, cezaevi tanığı yazar Orhan Miroğlu da ideal tarih olarak 12 Eylül yıldönümünü işaret edip aksi halde "2027'ye sarkmadan mutlaka açılacaktır" demişti. Yeni hedef tutarsa açılış, karardan yaklaşık altı yıl sonraya denk gelecek.
"YÜZLEŞME, HAFIZA VE ADALET SÜRECİNİN BİR PARÇASI"
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, 2 Ocak 2026'da yaptığı açıklamada, restorasyon ihalelerinin açık ihale yerine davet usulüyle yapıldığını, birinci etabı üstlenen PERGE Restorasyon ile ikinci etabı üstlenen FİMAŞ Yapı arasında aile bağlantısı bulunduğunu ve iki şirketin adreslerinin kapı numarası dışında aynı olduğunu öne sürmüştü. Bu iddialar tek taraflıdır ve bakanlıkların bir yanıtına bu taramada rastlanmamıştır. Tanrıkulu'nun Kültür ve Adalet bakanlıklarına verdiği soru önergelerindeki sorular — kaç firma davet edildi, toplam bütçe ne kadar, denetim nasıl yapılıyor, müze ne zaman açılacak — kamuoyuna açıklanmış bir yanıt tespit edilmeden ortada duruyor. Tanrıkulu, "Diyarbakır Cezaevi'nin restorasyonu, sadece fiziksel bir yapı onarımı değil, Türkiye'nin yakın tarihine ilişkin yüzleşme, hafıza ve adalet sürecinin bir parçasıdır" sözleriyle şeffaflığı tarihsel yüzleşmenin gereği olarak konumlandırmıştı. Yüzleşme iddiasıyla yürütülen bir projede bu soruların açık kalması, eleştirinin merkezinde duruyor.
Takvim geriledi, yurttaşın elindeki ilerleme verisi mart ayından kalma
AA'nın 6 Mart 2026 tarihli haberinde ilk iki etapta yüzde 80 fiziksel gerçekleşmeye ulaşıldığı aktarılmıştı; Ersoy'un 23 Temmuz'daki açıklamasında ise güncel gerçekleşme oranı yer almadı. Kamuoyunun önündeki tek ilerleme verisi dört aydan eski. Önergedeki sorulardan biri olan açılış tarihi, yazılı yanıt yerine sahada yapılan açıklamayla ve öncekinden geriye çekilmiş bir hedefle güncellenmiş oldu; bakanın kendi ifadesindeki 'muhtemelen' kaydı nedeniyle "2027'nin ilk yarısı" bir taahhüt değil, hedef niteliğinde.
Bakanın anlatımı ve projenin kapsamı
Ersoy incelemede, elektrik ve mekanik düzenlemelere son şeklinin verildiğini, açılışın teşhir ve tanzim çalışmalarının tamamlanmasına bağlı olduğunu ifade etti. Projeyi "İnsan haklarının askıya alındığı, demokrasinin olmadığı cunta dönemlerinin -sadece bizim ülkemiz için geçerli değil birçok ülkede bu oldu- olumsuzluklarının da anlatılacağı, vatandaşın eğitilebileceği bir nokta olarak hayata geçirilmesi kararı alınıyor" sözleriyle tarif etti; yapının "24 saat yaşayan sadece Hafıza Müzesi olarak değil; bir bilim yuvası olarak da kullanılacak olan ve aynı zamanda hem açık hava hem kapalı alan etkinliklerine de yer verilecek çok amaçlı bir kültürel merkez" olacağını kaydetti ve "O zamanki yanlışların nasıl iyiliğe dönüştürüldüğünü ve nasıl iyi amaçlarla kullanıldığını anlatan bir merkez olması açısından da önemli buluyorum" dedi. Proje 47 dönümlük alanı kapsıyor; 18 bin 500 metrekarelik bölüm hafıza müzesi ve kütüphane olarak düzenleniyor, beş bloğun ilk üçü müze ve sergiye, son ikisi kütüphaneye ayrıldı, eski spor salonu 520 kişilik çok amaçlı salona dönüştürülüyor. İncelemede Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Mehmet Galip Ensarioğlu, AK Parti İl Başkanı Hamit Sümer ve MHP İl Başkanı Miktat Arslan hazır bulundu.
Ne olmuştu?
İnşaatına 1972'de başlanan cezaevi 4 Temmuz 1980'de açıldı; 12 Eylül darbesinin ardından askeri yönetime devredilip "Sıkıyönetim Askeri Cezaevi" oldu ve bu dönem işkence uygulamalarıyla anıldı. Yapı 9 Mayıs 1988'de Adalet Bakanlığı'na devredildi. Dönüşüm için 11 Ekim 2022'de bakanlıklar arası protokol imzalandı, 24 Ekim 2022'de tabela indirildi, yapı 2022 sonunda birinci derece tescilli korunacak yapı ilan edildi; inşaat 2024'te başladı, güçlendirme ve mekanik düzenlemeler 2025'te tamamlandı. Miroğlu, müzenin "sadece Türkiye açısından değil, dünyada da önemli bir mesaj" olacağını söylerken cezaevinin "dünyanın en kötü şöhretli 10 cezaevi" listesinde yer aldığını öne sürmüştü; bu sıralama Miroğlu'nun aktardığı bir iddiadır. Bir diğer tanık Abdurrahim Semavi'nin beklentisi ise müzenin "insanlık onuru müzesi" olması. CHP'nin 23 Temmuz'daki ziyarete özel bir açıklamasına bu taramada ulaşılamadı; partinin pozisyonu projenin kendisine ilkesel itiraz değil, ihale sürecinin şeffaflığına yönelik eleştiri niteliğinde.