Beş il, 15 gözaltı, altı yıl sonra 'yeni delil': Gülistan Doku hâlâ kayıp
Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku 5 Ocak 2020'de Tunceli'de kayboldu; altı yılı aşkın süredir başına ne geldiği aydınlatılamadı. 21 Temmuz 2026'da beş ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in eşi Handan Sonel dahil 15 şüpheli gözaltına alındı; başsavcılıklar yeni delil ve tespitlere ulaşıldığını duyurdu. Bu duyuru, yanıtı verilmeyen soruyu yeniden görünür kıldı: Bugün ulaşılan deliller neden ancak altı yılı aşkın süre sonra toplanabildi? CHP lideri Özgür Özel operasyondan yaklaşık üç hafta önce Diyarbakır'da aileyi ziyaret etmişti; ablası Aygül Doku'nun talebi net: "kızımızın en azından bir mezar taşı olması gerekiyor".
Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020'de Tunceli'de kayboldu; aradan geçen altı yılı aşkın sürede başına ne geldiği aydınlatılamadı. 21 Temmuz 2026 sabahı Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet başsavcılıklarının talimatıyla Elazığ, Malatya, Ankara, İstanbul ve Tunceli'de düzenlenen eş zamanlı operasyonda, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in eşi Handan Sonel'in de aralarında bulunduğu 15 şüpheli gözaltına alındı.
Başsavcılıklar soruşturmada yeni delil ve tespitlere ulaşıldığını duyurdu. Bu duyuru, dosyanın ancak kayboluşun üzerinden altı yılı aşkın süre geçtikten sonra bu kapsamda ele alınabildiğini de tescilledi. Yurttaşın bilme hakkı ve ailenin yanıt bekleyen soruları hâlâ karşılanabilmiş değil: Bugün ulaşıldığı açıklanan deliller neden ancak şimdi toplanabildi ve soruşturmanın ilk yıllarında neler yapılmadı?
Özel, operasyondan üç hafta önce ailenin yanındaydı
CHP lideri Özgür Özel, operasyondan yaklaşık üç hafta önce, 26 Haziran'da milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, Asu Kaya ve Türkan Elçi ile birlikte Diyarbakır'da Doku ailesini ziyaret etti; ziyarette dosyaya yeni atanan savcıyla soruşturmanın sonuçlanması konusunda umutlandıklarını ve adli makamlardan iyi haberler beklediklerini söyledi.
"Kızımızın en azından bir mezar taşı olması gerekiyor"
Hesap verebilirlik talebini en yalın haliyle Gülistan'ın ablası Aygül Doku dile getirmişti: "Gülistan artık sadece bizim meselemiz değil. Türkiye'deki bütün evlatlarımızın güvende yaşayabilmesi için kızımızın en azından bir mezar taşı olması gerekiyor".
Ne olmuştu?
Soruşturmanın önceki aşamasında eski Vali Tuncay Sonel "delil karartma" iddiasıyla tutuklanmıştı; oğlu Mustafa Türkay Sonel ise "kasten öldürme" ve "rızaya dayalı olmayan cinsel saldırı" suçlamalarıyla tutuklu bulunuyor. Kayıp bir öğrencinin dosyasında gözaltı ve tutuklama zincirinin eski bir valinin ailesine uzanması, kamu gücünün soruşturma sürecindeki rolünün yargı önünde eksiksiz biçimde açıklığa kavuşturulması talebini güçlendiriyor. Her iki isim hakkındaki süreç de henüz hükme bağlanmadı; tüm şüpheliler yönünden masumiyet karinesi geçerli.
Gözaltındakiler arasında sağlık çalışanları ve korucular var
Gözaltına alınan 15 kişi arasında 3 doktor, 1 hemşire, 1 bilgi işlem görevlisi, 5 veri giriş personeli, 1 bilişim şirketi sahibi, 1 iş insanı ve 2 güvenlik korucusu ile Handan Sonel bulunuyor. Bilişim şirketi sahibi hakkındaki işlem, Doku'nun telefonuna müdahale ettiği değerlendirmesine dayandırılıyor; bu, soruşturma aşamasında bir iddia ve kanıtlanmış bir tespit değil. Gözaltındakilerin tamamı şüpheli statüsünde; haklarında kesinleşmiş bir yargı kararı yok.
Tanık ifadesi: "Hamile olabileceğini düşündüm"
Operasyonla aynı gün, Doku'nun yakın arkadaşı Gülşen İlbaş'ın soruşturma dosyasına giren tanık ifadesi kamuoyuna yansıdı. Ocak 2019 ile Aralık 2019 arasındaki dönemi anlatan İlbaş, arkadaşını "çok üzgün, bitkin, solgun ve çaresiz" gördüğünü söyledi; rahatsızlığını "Sürekli midesi bulanıyordu" sözleriyle aktardı ve "Hamile olabileceğini düşündüm" dedi. Bu beyan tanığın kişisel gözlemine dayalı bir tahmin; İlbaş, Doku'nun kendisine hamilelikten söz etmediğini, bunun teyit edilmiş bir bilgi olmadığını da ifade etti.
İlbaş ayrıca, Doku'nun erkek arkadaşı Zaynal Abakarov'un kayboluşun ardından "Ne yaptıysa kendisine bunu yaptı, her şey onun yüzünden oldu" dediğini öne sürdü. Bu aktarım tek tanığın beyanına dayanıyor ve Abakarov tarafından teyit edilmiş değil; kıskançlık ve kontrolcülük nitelemeleri de tanığın öznel değerlendirmesi.
Doku ailesi, operasyonun ertesi günü yaptığı yazılı açıklamayla bazı yayın organlarındaki doğrulanmamış haberlere tepki gösterdi: "doğruluğu teyit edilmemiş bilgi ve yorumlarla kamuoyunu yanıltan yayınlardan kaçınılmasını önemle rica ediyoruz". Altı yılı aşkın süredir yanıt bekleyen ailenin bu çağrısı, dosyanın spekülasyonla değil doğrulanmış bilgiyle konuşulması gerektiğini hatırlatıyor.
Resmi cephede başsavcılıklar, sürecin tanık, gizli tanık ve bilgi sahibi beyanları, ihbarlar ve HTS kayıtları ile siber, teknik, dijital, finansal ve saha araştırmalarına dayandırıldığını kaydetti. Adalet Bakanı Akın Gürlek de Nisan ayında "Cesedin bulunamaması o olayın cinayet olmadığı sonucunu doğurmaz" değerlendirmesini yapmış, "Bizim uğraşımız kızcağızımızın bir mezarı varsa ailesinin o mezarının yerini bilmesi, dua etmesi" demişti. Ne var ki Gülistan Doku'nun akıbeti sorusu altı yılı aşkın sürenin ardından hâlâ yanıtsız; gözler yargının bundan sonra atacağı adımlarda.