Altı yılı aşkındır kayıp Gülistan Doku'dan hâlâ haber yok: Dosya ancak şimdi kapsamlı ele alınabildi, eski valinin eşi dahil 15 gözaltı
5 Ocak 2020'de Tunceli'de kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'dan altı yılı aşkın süredir haber alınamıyor; dosya ancak şimdi kapsamlı biçimde ele alınabildi. Erzurum ve Tunceli başsavcılıklarının talimatıyla beş ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in eşi Handan Sonel dahil 15 şüpheli gözaltına alındı. Akıllardaki soru şu: Soruşturmanın ilk yıllarında neler yapılmadı? Aynı gün bir tanık ifadesi de kamuoyuna yansıdı.
5 Ocak 2020'de Tunceli'de kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'dan altı yılı aşkın süredir haber alınamıyor; başına ne geldiği hâlâ aydınlatılamadı. 21 Temmuz 2026 sabahı gelen gözaltı dalgası, dosyanın ancak şimdi bu kapsamda ele alınabildiğini gözler önüne serdi: Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet başsavcılıklarının talimatıyla Elazığ, Malatya, Ankara, İstanbul ve Tunceli'de düzenlenen eş zamanlı operasyonda, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in eşi Handan Sonel'in de aralarında bulunduğu 15 şüpheli gözaltına alındı.
Akıllardaki soru şu: Bir üniversite öğrencisinin kayboluşuna ilişkin dosya neden ancak altı yılı aşkın süre geçtikten sonra kapsamlı biçimde ele alınabildi ve soruşturmanın ilk yıllarında neler yapılmadı? Bu sorular, kayboluşun üzerinden geçen her yılla birlikte ağırlaşarak kamuoyunun önünde duruyor; yanıtı ise yürüyen adli süreçten bekleniyor.
Eski vali "delil karartma" iddiasıyla tutuklanmıştı
Soruşturmanın önceki aşamasında eski Vali Tuncay Sonel "delil karartma" iddiasıyla tutuklanmıştı; oğlu Mustafa Türkay Sonel ise "kasten öldürme" ve "rızaya dayalı olmayan cinsel saldırı" suçlamalarıyla tutuklu bulunuyor. Kayıp bir öğrencinin dosyasında gözaltı ve tutuklama zincirinin eski bir valinin ailesine uzanması, kamu gücünün soruşturma sürecindeki rolünün yargı önünde eksiksiz biçimde açıklığa kavuşturulması talebini güçlendiriyor. Her iki isim hakkındaki süreç de henüz hükme bağlanmadı.
Gözaltındakiler arasında sağlık çalışanları ve korucular var
Gözaltına alınan 15 kişi arasında 3 doktor, 1 hemşire, 1 bilgi işlem görevlisi, 5 veri giriş personeli, 1 bilişim şirketi sahibi, 1 iş insanı ve 2 güvenlik korucusu ile Handan Sonel bulunuyor. Bilişim şirketi sahibi hakkındaki işlem, Doku'nun telefonuna müdahale ettiği değerlendirmesine dayandırılıyor; bu, soruşturma aşamasında bir iddia ve kanıtlanmış bir tespit değil. Gözaltındakilerin tamamı şüpheli statüsünde; haklarında kesinleşmiş bir yargı kararı yok ve masumiyet karinesi geçerli.
Tanık ifadesi: "Hamile olabileceğini düşündüm"
Operasyonla aynı gün, Doku'nun yakın arkadaşı Gülşen İlbaş'ın soruşturma dosyasına giren tanık ifadesi kamuoyuna yansıdı. Ocak 2019 ile Aralık 2019 arasındaki dönemi anlatan İlbaş, arkadaşını "çok üzgün, bitkin, solgun ve çaresiz" gördüğünü söyledi; rahatsızlığını "Sürekli midesi bulanıyordu" sözleriyle aktardı ve "Hamile olabileceğini düşündüm" dedi. Bu beyan tanığın kişisel gözlemine dayalı bir tahmin; İlbaş, Doku'nun kendisine hamilelikten söz etmediğini, bunun teyit edilmiş bir bilgi olmadığını da ifade etti.
İlbaş ayrıca, Doku'nun erkek arkadaşı Zaynal Abakarov'un kayboluşun ardından "Ne yaptıysa kendisine bunu yaptı, her şey onun yüzünden oldu" dediğini öne sürdü. Bu aktarım tek tanığın beyanına dayanıyor ve Abakarov tarafından teyit edilmiş değil; kıskançlık ve kontrolcülük nitelemeleri de tanığın öznel değerlendirmesi.
Resmi makamlar cephesinde soruşturmanın iki başsavcılığın koordinasyonunda sürdürüldüğü belirtiliyor. Ne var ki Gülistan Doku'nun akıbeti sorusu altı yılı aşkın sürenin ardından hâlâ yanıt bekliyor; gözler bundan sonra yargının atacağı adımlarda.